25 Ekim 2009 Pazar

Vücudum patlayacak gibi!

İnsan hamile kaldığı andan itibaren tüm ilgisini kendi bedenine yöneltiyor. Hani periyoduna bir hafta kala acayip şişkin hissedersin ya sürekli olarak o haldeyim. Arada sırada karnımda sanki reglin ilk günlerindeki gibi hafif bir ağrı oluyor. Göğüslerimse sanki benim değiller. İnanılmaz derecede hassas ve şişler. Daha ilk ayda böyle ise dokuzuncu ayda nasıl olur acaba diye düşünmek istemiyorum. Bacaklarımın üstü de ağrıyor. Ama daha çok et kesiği gibi. farkında olmadan çok mu yordum acaba? Henüz bulantı yok neyseki. Hatta biraz iştah kaybı var - ki bu bence iyi birşey. Bir de deli gibi susuyorum. Bu da iyi tabii.

Dün akşam kociş şehir dışında olduğundan Esin bizde kaldı. Sana müjdem var deyince hissettti hemen hamileliğimi. Zaten altıncı hissi çok güçlüdür. Çok sevindi. Geç saate kadar lafaldık. Bugün de Esin'le beraber Nişantaşında dolaşmaya çıktık. Her zamanki gibi vitrin vs baktık. Ben henüz kendimi hamile gibi hissetmediğim için bebek eşyalarına falan hiç bakmadık. Hala bebek sahibi olacağım zamana daha çok var gibi geliyor.

Her zamanki gibi Atiye sokaktaki Hint dükkanından ip bilezikler aldık kendimize. Adam 3 tane alınca 15 liradan 12 liraya indirdi. Çocuk gibi sevindik. Saray'ın bahçesinde yer bulup akşam yemeği yedik. Sonra Esin gitti ben de eve döndüm.

Akşam TV'nin karşısında otururken 2 büyük kupa dolusu çay içtim. Sonra da çarpıntım oldu. Kendi kendime akşamları çay içmeyeyim bari dedim. Ghost Whisperer'ı seyrederken artık hormonlardan mı yoksa cidden çok acıklı bir bölüm olduğundan mı bilmiyorum (başroldeki Melinda'nın kocası ölüp hayalet oldu) çok üzülüp ağladım.

Neyseki 2 saate kadar kociş evde olacak. Bana yat uyu beni bekleme dedi ama uykum yok henüz. Zaten deli gibi susadığım için çok su içiyorum bunun sonucunda da yarım saatte bir WC''ye gittiğim için bana rahat uyku yok.

Hem bu gece saatler 1 saat geriye alınıyor. Yaşasın yarın sabah 1 saat fazla uyuyacağız:)