10. haftadayım ve hamileliğimin başından bu yana ilk defa sabah kustum:(
Zaten bir iki gündür midem bayağı nane mollaydı. Bu sabah iyice fena oldu. Birkaç gündür bir şey yiyemiyorum doğru dürüst. Hatta hamileliğimin başından bu yana 2 kilo vermişim.
Perşembe günü kontrole gittiğimde doktorumdan bana vitamin vermesini isteyeceğim. Hem ağzımda çıkan aftları geçirir hem de halsizliğimi geçirir belki biraz.
Sürekli yorgun hissetmekten sıkıldım artık. Kolumu kaldıracak halim yok. Öte yandan uyuduğum uykular da rahat değil. Sürekli yatağımda dönüp duruyorum. Sırt üstü yatamıyorum pek. Sürekli yan yatınca da kolum bacağım vs. uyuşuyor. Off yani.
Geceleri kâbuslar görüyorum son bir iki haftadır. Dolayısıyla sabah moralim bozuk kalkıyorum.
İşe gelmek zorunda olmadığım günler yataktan kalkmak bile istemiyorum.
Hamilelik depresyonuna mı girdim nedir? Offf.
30 Mart 2010 Salı
25 Mart 2010 Perşembe
İştahım açılıyor eyvah!
Bu hafta başından beri iştahım açılmaya başladı. Daha doğrusu hamile olmadığım zamanlardakine yaklaştı gibi. Öyle deli gibi acıkmalar hala yok neyse ki:)
Yorgunluk had safhada devam ediyor. Akşamları normalden 2-3 saat önce uykum geliyor. Sabahları da kalkamıyorum bir türlü. Uykular yetmiyor.
Hamileliğimin başından bu yana hiç kilo almamıştım ama sanırım bu hafta 1 kilo falan aldım gibi. Geçen hafta beli bol gelen pantolonumun bu hafta beli tam oluyor. Bu hafta 1 kilo falan almak normaldir yazıyor nette. Umarım çok fazla kilo almam. Bu beni en çok korkutan şeylerden biri...
Bugün haftalık sağlık trend raporunu hazırlarken Türkiye’de yeni piyasaya sürülen bir erken cinsiyet belirleme testi ile ilgili bir habere rastladım. Biraz araştırınca 10 haftadan itibaren böyle bir test uygulayarak %80 civarı doğrulukla bebeğin cinsiyetinin belirlenebildiğini öğrendim. Biraz pahalı bir test aslında. 75 lira civarında.
Ama detaylı araştırınca bana uymadığını öğrendim. Çünkü hem Progestan alıyorum hem de polikistik over sendormum var. Test bu iki durumda da hatalı sonuç veriyormuş.
En azından 2 ay daha bekleyeceğiz. Zaman çabuk geçiyor zaten, bekleyeceğiz tabii.
Bu arada ilk hamileliğimde yaptığımız bir isim listesi vardı. Kociş isim düşünelim yine diyor ama ben 4-5 aylık olmadan, hatta cinsiyetini öğrenmeden isme karar vermek istemiyorum. Aslında o listedeki isimlerden hiçbiri “işte bu” değil galiba benim için.
Bir sağlıklı doğsun da o zaman ismi de gelir beraber.
Yorgunluk had safhada devam ediyor. Akşamları normalden 2-3 saat önce uykum geliyor. Sabahları da kalkamıyorum bir türlü. Uykular yetmiyor.
Hamileliğimin başından bu yana hiç kilo almamıştım ama sanırım bu hafta 1 kilo falan aldım gibi. Geçen hafta beli bol gelen pantolonumun bu hafta beli tam oluyor. Bu hafta 1 kilo falan almak normaldir yazıyor nette. Umarım çok fazla kilo almam. Bu beni en çok korkutan şeylerden biri...
Bugün haftalık sağlık trend raporunu hazırlarken Türkiye’de yeni piyasaya sürülen bir erken cinsiyet belirleme testi ile ilgili bir habere rastladım. Biraz araştırınca 10 haftadan itibaren böyle bir test uygulayarak %80 civarı doğrulukla bebeğin cinsiyetinin belirlenebildiğini öğrendim. Biraz pahalı bir test aslında. 75 lira civarında.
Ama detaylı araştırınca bana uymadığını öğrendim. Çünkü hem Progestan alıyorum hem de polikistik over sendormum var. Test bu iki durumda da hatalı sonuç veriyormuş.
En azından 2 ay daha bekleyeceğiz. Zaman çabuk geçiyor zaten, bekleyeceğiz tabii.
Bu arada ilk hamileliğimde yaptığımız bir isim listesi vardı. Kociş isim düşünelim yine diyor ama ben 4-5 aylık olmadan, hatta cinsiyetini öğrenmeden isme karar vermek istemiyorum. Aslında o listedeki isimlerden hiçbiri “işte bu” değil galiba benim için.
Bir sağlıklı doğsun da o zaman ismi de gelir beraber.
24 Mart 2010 Çarşamba
9. haftanın içinde
Mide yanmaların çok azaldı. Hatta hiç kalmadı denebilir. Bu iyi bir şey. Ama halsizlik son sürat devam ediyor. Akşamları TV karşısında battaniyelere sarınıp uyukluyorum. Çay kahve vs. içmediğim için özellikle gece yoğunlaşan çarpıntı atakları yaşamıyorum. Kilo da almadım daha. Bu çok çok iyi bir şey tabii:) İştahsızlığım devam ediyor.
Gözlerimdeki egzama arada azıyor bazen, moralim bozuk olduğu zamanlarda falan. Ama krem sürüyorum düzelir gibi oluyor.
Haftaya ayın 1'inde 3. doktor kontrolüm var. Umarım her şey yolunda gidiyordur.
Bazen karnımın ortasında ya da hafif sağ tarafında bir ağrı hissediyorum. Rahim genişlerken böyle hafif ağrılar olması normalmiş diye okudum.
Geceler bazen uykusuzluk çekiyorum. Özellikle sırt üstü pek yatamıyorum nedense. Yatakta dönüp duruyorum.
Her hafta başında internetten o haftaya ait hamilelik bilgilerine ve ultrason görüntülerine bakıyorum.
Karnımda dışarıdan beliren hiçbir şey yok ama içten içe belirli bir gerginlik hissediyorum. Bu tam da rüyalarımda kendimi hamile olarak gördüğüm zaman hissettiğim şey:)
Ama sanırım en önemlisi mide bulantısı pek yaşamamış olmam. Sadece bazen sabahları aç karna su içersem bir süreliğine midem bulanıyor o kadar.
Fiziksel belirtilerin yanı sıra aslında en önemlisi duygusal dalgalanmalar. Geçen hafta sonu kendimi çok kötü hissettim. Sanki dünyanın sonu gelmiş gibiydi.
Şu aralar yaşadığımız finansal sıkıntılara her zamankinden çok daha fazla takıyorum farkındayım ama kendime engel olamıyorum.
Benim hayal ettiğim hamilelik dönemi hiç böyle değildi. Sağlık açısından bir sorunum yok şimdilik ama içinde bulunduğum ortam, imkanlar vs açısından hayal ettiğim durumla şu an içimde bulunduğum durum arasında dağlar kadar fark var.
Dünyanın hali ortada. Küresel ısınma, ekonomik kriz, GDO, betonlaşma, yıkıcı hırslar, stress vs. vs. Böyle canavarlaşmış yapay bir dünyaya masum bir çocuk getirmek ne kadar mantıklı hala onu sorguluyorum.
İş hayatında başarılı olması için ona ne öğretmem gerektiğini çok iyi biliyorum ama onun öyle bir insana dönüşmesini asla istemiyorum. Büyük ikilem. İnsan gibi insan olsun istiyorum ama o zaman da yırtıcı iş dünyasında başarılı olması hayal olur.
Bunları düşünmek için daha çok erken olduğunu da biliyorum. Tek istediğim insanlığa faydalı bir mesleği olması ve bu mesleği severek yapması. Çünkü sevdiği bir meslekle ilgilenemezse mutsuz olur.
Hata yapmaya fırsatı olmalı ve bu hatalardan ders çıkarabilmeli. Onu neyin mutlu ettiğini görmesi ve anlaması için öncelikle mutsuzlukla karşılaşması gerektiğini biliyorum. Ama umarım bu mutsuzluklar onu boğmaz.
Ne çok şey düşünüyorum!!!
Biraz düşünmeye ve endişe etmeye ara verip anı yaşamalıyım.
Gözlerimdeki egzama arada azıyor bazen, moralim bozuk olduğu zamanlarda falan. Ama krem sürüyorum düzelir gibi oluyor.
Haftaya ayın 1'inde 3. doktor kontrolüm var. Umarım her şey yolunda gidiyordur.
Bazen karnımın ortasında ya da hafif sağ tarafında bir ağrı hissediyorum. Rahim genişlerken böyle hafif ağrılar olması normalmiş diye okudum.
Geceler bazen uykusuzluk çekiyorum. Özellikle sırt üstü pek yatamıyorum nedense. Yatakta dönüp duruyorum.
Her hafta başında internetten o haftaya ait hamilelik bilgilerine ve ultrason görüntülerine bakıyorum.
Karnımda dışarıdan beliren hiçbir şey yok ama içten içe belirli bir gerginlik hissediyorum. Bu tam da rüyalarımda kendimi hamile olarak gördüğüm zaman hissettiğim şey:)
Ama sanırım en önemlisi mide bulantısı pek yaşamamış olmam. Sadece bazen sabahları aç karna su içersem bir süreliğine midem bulanıyor o kadar.
Fiziksel belirtilerin yanı sıra aslında en önemlisi duygusal dalgalanmalar. Geçen hafta sonu kendimi çok kötü hissettim. Sanki dünyanın sonu gelmiş gibiydi.
Şu aralar yaşadığımız finansal sıkıntılara her zamankinden çok daha fazla takıyorum farkındayım ama kendime engel olamıyorum.
Benim hayal ettiğim hamilelik dönemi hiç böyle değildi. Sağlık açısından bir sorunum yok şimdilik ama içinde bulunduğum ortam, imkanlar vs açısından hayal ettiğim durumla şu an içimde bulunduğum durum arasında dağlar kadar fark var.
Dünyanın hali ortada. Küresel ısınma, ekonomik kriz, GDO, betonlaşma, yıkıcı hırslar, stress vs. vs. Böyle canavarlaşmış yapay bir dünyaya masum bir çocuk getirmek ne kadar mantıklı hala onu sorguluyorum.
İş hayatında başarılı olması için ona ne öğretmem gerektiğini çok iyi biliyorum ama onun öyle bir insana dönüşmesini asla istemiyorum. Büyük ikilem. İnsan gibi insan olsun istiyorum ama o zaman da yırtıcı iş dünyasında başarılı olması hayal olur.
Bunları düşünmek için daha çok erken olduğunu da biliyorum. Tek istediğim insanlığa faydalı bir mesleği olması ve bu mesleği severek yapması. Çünkü sevdiği bir meslekle ilgilenemezse mutsuz olur.
Hata yapmaya fırsatı olmalı ve bu hatalardan ders çıkarabilmeli. Onu neyin mutlu ettiğini görmesi ve anlaması için öncelikle mutsuzlukla karşılaşması gerektiğini biliyorum. Ama umarım bu mutsuzluklar onu boğmaz.
Ne çok şey düşünüyorum!!!
Biraz düşünmeye ve endişe etmeye ara verip anı yaşamalıyım.
5 Mart 2010 Cuma
Bekleyiş...
Sakin, telaşsız ve sabırlı olmaya çalışıyorum. İlkinde yaşadığım şanssızlıktan sonra bu defa onu sağlıklı bir şekilde içimde tutmak istiyorum.
Zaman ne kadar da yavaş geçiyor!
Resmi olarak 6. haftaya giriyorum ve pazartesi 2. doktor kontrolüm var. Doktorum düşük tehlikesi görmediği halde ilkinde böyle bir hikayem olduğu için Progestan verdi. Zaten hamilelik nedeniyle sürekli bir uyku halim vardı, ilaçla beraber her yerde her zaman uyuklar oldum. Sürekli devam eden belirti inanılmaz bir mide yanması. Ama bu yanma öyle böyle değil... Normalde midem yağlı, cips gibi şeyler yediğimde yanardı ve bir antiasit tableti alınca geçerdi. Bu geçmek bilmiyor. Bir de iştahsızlık var, ki hamileliğimin sonuna kadar devam etmesini istiyorum:) Akşamları TV karşısında uyuya kalıyorum. Bir de ekşi, tuzlu, et falan yemek istiyorum. Artık bu neye işaretse:)
Annemle konuştum, bana hamileyken sadece 10 kilo almış. Ama annemin ince yapılı bir kadın olduğu düşünülürse ben o kadar şanslı olur muyum bilemiyorum. İnşalah olurum!
Dün nette yenidoğan sarılığıyla ilgili bir haber okudum. Biraz moralim bozuldu. Yan bizim bebeğimiz de yenidoğan sarılığı olursa diye. Zaten bu aralar herşeye üzülüp alınıyorum galiba. Geçen akşam haberleri seyrederken ağlayacaktım.
Gözlerimdeki alerji için sürdüğüm kortizonlu krem işe yarıyor sanırım. Biraz hafiflediler.
Zaman ne kadar da yavaş geçiyor!
Resmi olarak 6. haftaya giriyorum ve pazartesi 2. doktor kontrolüm var. Doktorum düşük tehlikesi görmediği halde ilkinde böyle bir hikayem olduğu için Progestan verdi. Zaten hamilelik nedeniyle sürekli bir uyku halim vardı, ilaçla beraber her yerde her zaman uyuklar oldum. Sürekli devam eden belirti inanılmaz bir mide yanması. Ama bu yanma öyle böyle değil... Normalde midem yağlı, cips gibi şeyler yediğimde yanardı ve bir antiasit tableti alınca geçerdi. Bu geçmek bilmiyor. Bir de iştahsızlık var, ki hamileliğimin sonuna kadar devam etmesini istiyorum:) Akşamları TV karşısında uyuya kalıyorum. Bir de ekşi, tuzlu, et falan yemek istiyorum. Artık bu neye işaretse:)
Annemle konuştum, bana hamileyken sadece 10 kilo almış. Ama annemin ince yapılı bir kadın olduğu düşünülürse ben o kadar şanslı olur muyum bilemiyorum. İnşalah olurum!
Dün nette yenidoğan sarılığıyla ilgili bir haber okudum. Biraz moralim bozuldu. Yan bizim bebeğimiz de yenidoğan sarılığı olursa diye. Zaten bu aralar herşeye üzülüp alınıyorum galiba. Geçen akşam haberleri seyrederken ağlayacaktım.
Gözlerimdeki alerji için sürdüğüm kortizonlu krem işe yarıyor sanırım. Biraz hafiflediler.
2 Mart 2010 Salı
İlk doktor kontrolü
Dün ilk defa doktor kontrolüne gittim. Onun içimde olduğundan emindim ama yine de herşey olması gerektiği gibi mi diye kontrol ettirmek istediğim için bu şarttı. Henüz daha çok küçük. Su kesesinin çapı biel 0.84 cm. O da bu su kesesinin içinde bir topluiğne başı kadar bir oluşum sadece.
Doktorum Oğuzhan Bey ultrasonla baktı ve o esprili üslubuyla "valla bravo gerçekten de gebelik var" dedi. Komik bir adam ama en çok olumlu yaklaşımını seviyorum. Kilo fazlam olduğunu bildği halde bu konuda moralimi bozacak hiçbir yaklaşımı olmadı. Kadınların kaç kilo olurlarsa olsunlar hamilelik sürecinde 9 ila 12 kilo almaları gerektiğini söyledi. Bana "sen mesela 12 kilo alsan çok süper olur" dedi. Bu da olumlu bir yaklaşım sonuçta.
İlk hamileliğimde erken dönemde düşük hikayem olduğu için tamamen korunma amaçlı Progestan verdi. O da birader acayip uyku yapan bir ilaç. Zaten hamilelik uyku hali yapıyor. Bir de bu ilacı alınca bu anda gözümü açamıyorum desem yeridir. Oldukça hareketli bir müzik olan Delphic'i taktım kulağına ayık kalmaya çalışıyorum. Bir de yaklaşık 1 haftadır devam eden şiddetli bir sistitim varıd. Oğuz bey sağolsun onun için de bir ilaç verdi. Şimdi daha iyiyim.
Haftaya gelmemi istedi. O zaman kadar herşey yolunda giderse bebeğin kalp atışlarını duyma ihtimalimiz var! bu tam bir mucize değildir de nedir?
BU arada dayanılmaz şekilde uyku bastırmış duurmda. İlaçı yemekten sonra alın diyor ama yemekten sonra zaten normalde uyku geliyor. Bİr de bu durumlar çıkınca resmen gözlerimi açık tutamıorum. Belki br yarım saat için kendimi kütüphaneye kitleyim uyurum. Bakalım.
Doktorum Oğuzhan Bey ultrasonla baktı ve o esprili üslubuyla "valla bravo gerçekten de gebelik var" dedi. Komik bir adam ama en çok olumlu yaklaşımını seviyorum. Kilo fazlam olduğunu bildği halde bu konuda moralimi bozacak hiçbir yaklaşımı olmadı. Kadınların kaç kilo olurlarsa olsunlar hamilelik sürecinde 9 ila 12 kilo almaları gerektiğini söyledi. Bana "sen mesela 12 kilo alsan çok süper olur" dedi. Bu da olumlu bir yaklaşım sonuçta.
İlk hamileliğimde erken dönemde düşük hikayem olduğu için tamamen korunma amaçlı Progestan verdi. O da birader acayip uyku yapan bir ilaç. Zaten hamilelik uyku hali yapıyor. Bir de bu ilacı alınca bu anda gözümü açamıyorum desem yeridir. Oldukça hareketli bir müzik olan Delphic'i taktım kulağına ayık kalmaya çalışıyorum. Bir de yaklaşık 1 haftadır devam eden şiddetli bir sistitim varıd. Oğuz bey sağolsun onun için de bir ilaç verdi. Şimdi daha iyiyim.
Haftaya gelmemi istedi. O zaman kadar herşey yolunda giderse bebeğin kalp atışlarını duyma ihtimalimiz var! bu tam bir mucize değildir de nedir?
BU arada dayanılmaz şekilde uyku bastırmış duurmda. İlaçı yemekten sonra alın diyor ama yemekten sonra zaten normalde uyku geliyor. Bİr de bu durumlar çıkınca resmen gözlerimi açık tutamıorum. Belki br yarım saat için kendimi kütüphaneye kitleyim uyurum. Bakalım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)